Erdoğan’dan ABD ve enerji politikası mesajları

blog

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bloomberg’in sorularına yazılı yanıtlarında ABD ile ilişkiler, savunma iş birlikleri, enerji politikası ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 

Erdoğan, Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Türkiye–ABD ilişkilerinde daha makul ve olumlu bir zeminin oluştuğunu belirterek, iki ülkenin savunma, enerji ve bölgesel çatışmalara dair politika önceliklerinin giderek örtüşmeye başladığını ifade etti.

Erdoğan, eylül ayında Beyaz Saray’da Trump ile yaptığı görüşmede F-35 konusunu doğrudan gündeme getirdiğini belirtti. Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alması nedeniyle F-35 programından çıkarılmasını “haksız” olarak nitelendiren Erdoğan, bedeli ödenmiş uçakların teslim edilmesi ve Türkiye’nin programa yeniden dahil edilmesinin hem iki ülke hem de NATO’nun güvenliği açısından gerekli olduğunu vurguladı. Türkiye’nin ayrıca ABD’den F-16 Blok 70 uçakları almak istediğini hatırlatan Erdoğan, bu anlaşmanın şartlarının müttefiklik ilişkilerinin ruhuna uygun olması gerektiğini söyledi.

S-400 meselesine de değinen Erdoğan, Bloomberg’in daha önce yayımladığı ve Türkiye’nin bu sistemleri iade etmeyi değerlendirdiğine ilişkin haberlere atıfla, ABD ile savunma alanında ilişkilerin onarılmasına önem verdiklerini ortaya koydu. Türk-Amerikan ilişkilerindeki bir diğer başlık olan Halkbank davasını da değerlendiren Erdoğan, bu süreci Türkiye’ye yönelik haksız bir girişim olarak gördüklerini belirterek, bankanın itibarının korunmasının öncelikleri olduğunu ve adil bir sonucun hedeflendiğini ifade etti.

Enerji politikalarına ilişkin değerlendirmelerinde Erdoğan, ABD’nin talepleri doğrultusunda gaz stratejisinin gözden geçirildiğini ve Amerikan LNG’sinin tedarik portföyünde daha önemli bir yer almaya başladığını söyledi. ABD menşeli LNG alımlarının kayda değer ölçüde artırıldığını belirten Erdoğan, buna rağmen Türkiye’nin petrol ve gaz tedarikinde Rusya’nın payının hâlâ yüksek olduğunu ve bu yapının kısa sürede değişmesinin kolay olmadığını dile getirdi. Erdoğan, Türkiye’nin enerji güvenliğini milli menfaatler doğrultusunda, dengeli ve temkinli bir yaklaşımla ele aldığını vurguladı.

Bölgesel gelişmelere de değinen Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Türkiye’nin dengeli bir politika izlediğini, yaptırımlara katılmadığını ancak Karadeniz’de geçişleri sınırladığını ve Kiev’e destek verdiğini hatırlattı. Şartlar olgunlaştığında İstanbul’un yeniden barış görüşmelerinin merkezi olabileceğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin hem Moskova hem Kiev ile doğrudan temas kurabilen nadir aktörlerden biri olduğunu söyledi. Gazze’deki ateşkes sürecine ilişkin olarak da Türkiye’nin uluslararası istikrar mekanizmalarında kilit bir rol oynayabileceğini ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin yer almadığı bir yapının Filistin halkının güvenini kazanmasının zor olacağını dile getirdi.

 

05.01.2026

Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmalısınız.

Bu web sitesinde yer alan bilgi, fikir ve yorumlar yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Detaylı bilgi için, sorumluluk reddi beyanı hakkında açıklama metnini inceleyebilirsiniz. KABUL EDİYORUM