ABD Merkez Bankasının (Fed) San Francisco Şubesi tarafından yayımlanan bir araştırmada, büyük çaplı tarife artışlarının ekonomik belirsizliği artırdığı ve bunun genel talebi zayıflatarak enflasyon üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabileceği belirtildi.
Araştırma, 2025 yılında ABD’de ortalama tarife oranındaki artışın modern dönemin en yüksek seviyesine ulaştığına dikkat çekti.
San Francisco Fed Ekonomik Araştırma Departmanı yetkilileri Regis Barnichon ve Aayush Singh tarafından hazırlanan çalışmada, bu ölçekteki bir tarife şokunun olası etkilerini analiz edebilmek için 2. Dünya Savaşı öncesi dönemdeki benzer tarife değişimlerine bakıldığı aktarıldı. Tarihsel verilerin, geçmişteki tarife artışlarının işsizliği yükselttiğini, buna karşılık ekonomik faaliyet ve enflasyonu aşağı çektiğini ortaya koyduğu ifade edildi.
Araştırmada, belirsizliğin bu sürecin temel unsurlarından biri olduğu vurgulanarak, büyük tarife artışlarının ekonomik öngörülebilirliği azalttığı, bunun da tüketim ve yatırımları baskılayarak genel talebi düşürebileceği kaydedildi. Bu durumun, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir etki yaratabileceği değerlendirildi.
Tarife şoklarının ekonomi üzerindeki etkileri konusunda net bir görüş birliği bulunmadığına işaret edilen araştırmada, bunun en önemli nedeninin uzun yıllardır bu büyüklükte gümrük vergisi değişimlerinin yaşanmamış olması olduğu belirtildi. Çalışmada ayrıca, tarife artışlarının enflasyonu yükseltmesi durumunda daha sıkı para politikasının etkili olabileceği, ancak enflasyon üzerinde sınırlı etkisi olup işsizliği artırması halinde para politikasının gevşetilmesinin fayda sağlayabileceği ifade edildi.
Araştırmanın sonuç bölümünde ise 2025’teki büyük tarife artışının işsizlik üzerinde yukarı yönlü, enflasyon üzerinde ise aşağı yönlü baskı oluşturabileceği ihtimalinin güçlü olduğuna dikkat çekildi.
Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmalısınız.