İsrail ve ABD, Tahran ile müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı.
Bu gelişme, Hürmüz Boğazı’nda trafiğin durma noktasına gelmesine ve petrol akışının sekteye uğramasına yol açtı. Yatırımcıların risk iştahı azaldı, sanayi ve finans ağırlıklı Dow Jones endeksi saldırı öncesine göre yüzde 4,9 gerileyerek yılın en düşük seviyesine indi. Teknoloji odaklı Nasdaq yüzde 2,5, S&P 500 endeksi ise yüzde 3,6 değer kaybetti.
Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık, petrol fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu; Brent petrol 100 dolar eşiğini geçti. Artan enerji maliyetleri, hava yolu, lojistik, turizm, perakende, restoran ve otomotiv sektörlerinde hisseleri baskıladı. American Airlines, Delta Air Lines ve United Airlines gibi ABD’li hava yolu şirketlerinin hisseleri yüzde 10 ila 21 değer kaybetti.
Buna karşın, savunma, havacılık ve enerji şirketlerinin hisseleri yükseldi. ExxonMobil ve Chevron gibi enerji devleri ile Northrop Grumman ve RTX gibi savunma şirketleri yüzde 1 ila 5 değer kazandı. Siber güvenlik ve yenilenebilir enerji hisseleri de olumlu ayrıştı.
Artan petrol fiyatları, ABD Merkez Bankası (Fed) üzerinde enflasyon baskısını artırdı. Analistler, Fed’in politika faizini daha uzun süre yüksek tutabileceğini, hatta enflasyon beklentilerinin bozulması halinde yeni bir faiz artışının gündeme gelebileceğini belirtiyor. Tankerlere askeri koruma veya diplomatik çözümlerle enerji sevkiyatının normale dönmesi durumunda ise piyasalarda hızlı toparlanma beklentisi oluşabileceği vurgulandı.
Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmalısınız.