Dünyada merkez bankalarının bağımsızlığı, artan siyasi baskılar nedeniyle yeniden tartışma konusu oldu.
The Economist’in değerlendirmesine göre, yalnızca ABD Merkez Bankası (Fed) değil, farklı coğrafyalardaki birçok merkez bankası da siyasetin etkisiyle daha fazla karşı karşıya kalıyor. Para politikası ile kamu maliyesi arasındaki sınırın giderek silikleştiği belirtiliyor.
ABD’de Fed Başkanı Jerome Powell’ın, merkez bankası binasının yenilenmesine ilişkin Adalet Bakanlığı soruşturmasıyla karşı karşıya olması ve görev süresinin mayısta sona erecek olması, bağımsızlık tartışmalarını yeniden alevlendirdi. II. Dünya Savaşı sonrası düşük enflasyon ve istikrarlı büyüme hedefleriyle güçlenen merkez bankası bağımsızlığının, yüksek kamu borçları ve kalıcı bütçe açıkları nedeniyle zayıfladığına dikkat çekiliyor.
Japonya, Birleşik Krallık ve Euro Bölgesi’nde artan borç yükü ve bütçe baskıları, merkez bankaları üzerinde yeni siyasi riskler yaratıyor. Gelişmekte olan ülkelerde ise tablo daha kırılgan görülüyor; Endonezya’da merkez bankası kamu projelerinin finansmanında rol alırken, Gana, Türkiye ve Nijerya gibi ülkelerde merkez bankası yöneticilerinin hukuki süreçlerle karşı karşıya kalması bağımsızlık tartışmalarını derinleştiriyor.