Trump’ın yeni gümrük duvarında kazanlar ve kaybedenler

blog

Donald Trump yönetimi tarafından açıklanan son tarife paketi, küresel ticaret sistemini etkileyecek derin sonuçlar doğurmaya başladı.

 

Financial Times'ın haberine göre Beyaz Saray’ın korumacı politikalarına dönüşünü simgeleyen bu adım, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için yeni belirsizlikler yaratıyor. Özellikle Asya ülkeleri ve Avrupa Birliği (AB) üyeleri, açıklanan tarifelerden ciddi biçimde etkileniyor. Öte yandan, ABD’nin ticaret fazlası verdiği dost ülkelerin de yüksek oranlarla karşı karşıya kalması, kararların arkasındaki mantığın sorgulanmasına yol açtı.

Asya ülkeleri çifte baskı altında

Trump’ın Çarşamba günü açıkladığı tarifeler arasında en yüksek oranlar, Asya ülkelerine yönelmiş durumda. Kamboçya yüzde 49, Vietnam yüzde 46, Tayland yüzde 37, Tayvan yüzde 32 ve Endonezya yüzde 32 oranında gümrük vergisiyle karşı karşıya kalıyor. Bu oranlar, ABD’nin Avrupa Birliği’nden yaptığı ithalata uyguladığı yüzde 20’lik genel oranın oldukça üzerinde bulunuyor.

Asya ülkeleri açısından durumu daha da ağırlaştıran unsur, tarifelerden muaf tutulan ürünlerin listesinde bölgenin ABD’ye yaptığı başlıca ihracat kalemlerinin yer almaması. İlaçlar, yarı iletkenler, kereste ve bazı mineralleri kapsayan geçici muafiyet listesi, bu ülkelerin temel ihracat ürünlerini dışarıda bırakıyor. Beyaz Saray’ın bu tercihleri, Asya’nın ABD ile ticaretinde yüksek oranlı gümrük vergilerine maruz kalma riskinin devam edeceği yönünde güçlü bir mesaj taşıyor.

AB genel oranda sınırlanıyor, ancak etkiler eşit dağılmıyor

Trump yönetiminin Avrupa Birliği’ne yönelik politikası, yüzde 20’lik sabit bir gümrük vergisi oranı etrafında şekilleniyor. Ancak bu uygulama, üyelerin ABD ile olan ticaret dengesine göre kazananlar ve kaybedenler arasında dikkat çekici bir farklılaşma yaratıyor. 2024 yılında ABD, Hollanda ile 55 milyar dolarlık mal ticaret fazlası verirken, İrlanda ile 87 milyar dolarlık açık yaşadı. Her iki ülke de aynı yüzde 20’lik tarife oranına tabi tutuldu.

Bu durum, özellikle ABD ile küçük açıklar ya da fazlalar veren Fransa, İspanya ve Belçika gibi ülkeler açısından adaletsiz bir uygulama olarak görülüyor olabilir. Kurallar üye devlet bazında uygulanmış olsaydı, AB içinde 15 ülke çok daha yüksek oranlarla karşılaşacaktı. Ayrıca, bazı ürün gruplarına tanınan geçici muafiyetler, AB içinde etkin tarife oranlarının ülkelere göre ciddi farklılık göstermesine neden oluyor. İrlanda’nın ilaç ihracatına yoğunlaşması, ülkenin geçerli tarife oranını yüzde 5’in altına çekerken; Slovakya gibi otomobil ve otomobil parçası üretimine dayalı ekonomiler, bu oranın oldukça üzerine çıkan etkin oranlarla karşı karşıya kalıyor.

Dost ateşi: Ticaret fazlası veren ülkeler de hedefte

Trump yönetiminin tarife politikası, dış ticaret açığı verilen ülkeleri hedef alma iddiası taşısa da uygulamadaki sonuçlar bu yaklaşımı desteklemiyor. Geniş çapta uygulanan asgari yüzde 10’luk gümrük vergisi, ağırlıklı olarak ABD’nin ticaret fazlası verdiği ülkeleri etkiliyor. ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 122 ülkeden yalnızca 14’üyle ABD’nin açık verdiği tespit edilmiş durumda.

Ticaret dengeleri incelendiğinde, 19,5 milyar dolarlık fazlayla BAE, 17,9 milyar dolarlık fazlayla Avustralya ve 11,9 milyar dolarlık fazlayla İngiltere gibi müttefik ülkeler, yüzde 10’luk tarife oranlarının doğrudan hedefi olmuş durumda. Bu durum, tarifelerin ticaret dengelerine göre değil, daha karmaşık ve yer yer çelişkili kriterlere göre belirlendiği eleştirilerini beraberinde getiriyor.

Trump yönetiminin tarifeleri belirlerken esas aldığı “karşılıklılık” ilkesi, 2024 yılındaki ticaret verilerine dayanıyor. Ancak ithalat ve ihracat akımlarındaki yıllık dalgalanmalar, bu sistemin önemli bir zayıf noktası olarak öne çıkıyor. Örneğin, ABD 2023 yılında fazla verdiği 15 ülkeyle 2024’te açık verdi. Buna karşılık, 2023’te açık verdiği 18 ülkeyle 2024’te fazla kaydetti. Bu durum Kenya gibi ülkelerin yalnızca bir yıllık ticaret dengesine bakılarak yüzde 10’luk bir taban çizgisiyle sınırlı tutulmasına yol açtı.

Uzun vadeli eğilimlerden sapmalar da dikkat çekici örnekler oluşturuyor. Namibya, önceki dört yılın üçünde ABD’ye karşı açık verirken, 2024’te on yılın en yüksek ticaret fazlasını kaydetti. Bu fazlaya dayanarak ülkeye yüzde 21’lik tarife uygulandı. Öte yandan, 5.819 nüfuslu Fransız denizaşırı toprağı St Pierre ve Miquelon, ABD’ye sadece 3,4 milyon dolarlık bir uçak parçası iade ettiği için kısa süreliğine yüzde 50’lik gümrük vergisine maruz kaldı. Beyaz Saray tarafından yayımlanan kararnameyle bu oran daha sonra düşürülmüş olsa da, ticaret verilerine dayalı tarife sisteminin istisnai örnekleri göz ardı edemediği anlaşıldı.

Trump yönetiminin yeni tarife stratejisi, korumacı politikaların küresel ticaret düzenini yeniden şekillendirdiği bir dönemin işaretlerini taşıyor. Asya’dan Avrupa’ya, dost ülkelerden küçük ekonomilere kadar çok geniş bir yelpazede ekonomik aktör, bu yeni düzenin etkilerini hissetmeye başladı bile.

05.04.2025

Yorum yapabilmek için giriş yapmış olmalısınız.

Bu web sitesinde yer alan bilgi, fikir ve yorumlar yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Detaylı bilgi için, sorumluluk reddi beyanı hakkında açıklama metnini inceleyebilirsiniz. KABUL EDİYORUM